Makalenin resmi.

Hedeflere Alternatif - Kimlik Temelli Değişimler

Motivasyona dair yapılan nörobilim araştırmaları, bir şeye atfettiğimiz değer ile kimliğimizin (kendimize dair inançlarımızın) aynı beyin bölgelerinde temsil edildiğini gösteriyor. Yani, herhangi bir şey, bizimle alakalı olduğu zaman daha değerli algılanıyor.

Motivasyona dair yapılan nörobilim araştırmaları, bir şeye atfettiğimiz değer ile kimliğimizin (kendimize dair inançlarımızın) aynı beyin bölgelerinde temsil edildiğini gösteriyor. Yani, herhangi bir şey, bizimle alakalı olduğu zaman daha değerli algılanıyor. Davranış değişikliği yapmaya çalışırken zorlandığımız yerlerin benzer olması tesadüf değil. Hep beşte kalkma örneğini veriyorum ama yine vereceğim, ben “artık beşte kalkacağım” kararını alırken içten içe bunun benim için neden değerli olabileceğine dair bir fikrimin olmadığını biliyordum. Orada burada okuduğum, takdir ettiğim insanların alışkanlığı olarak görmüştüm ve onlarlara özenmiştim. Kimliğimle, kendime dair inançlarımla bir alakası yoktu. Tam tersine ben yıllardır gece kuşu olduğumu düşünüyordum.

Kimliğim → Gece kuşu: geç uyur, geç uyanır, asıl zihninin açık olduğu saatler akşam vakitleridir

Edinmek istediğim davranış → Sabah beşte uyanmak

Beynin vmPFC bölgesine göre sabah beşte uyanmak → önemsiz

Buradaki uyumsuzluk, kazanmak istediğim davranışın kimliğimle alakalı olmamasından kaynaklanıyor ve beynimin bir bölümü (vmPFC) bunu protesto ediyor, diyor ki sabah beşte uyanmanın bize ne gibi faydası olacak allah aşkına… Çat diye etiketi yapıştırıyor: “kimlikle uyumsuz”, sabah beşte kalkmak onun umurunda değil.

Bu noktada tabii ki inat ediyorum. Beynime bir faks çekiyorum, senin başka sistemin yok mu, bizim şu beşte kalkma işini halletsek? Diyor ki var. Yürütücü işlevlere haber salabiliriz, vmPFC bizi desteklemese de yürütücü işlevler elinden geleni yapar. İtekleye itekleye kaldırırlar seni. Fakat çok masraflı. Çok enerji harcayacaklar. Biraz da hassaslar, strese, duygulara ve uykusuzluğa pek gelemezler. Eğer hemen bir karşılık almazsan çok sabredebileceklerini de sanmıyorum, beyin tüm enerjisini oraya harcamak istemiyor.

Kısacası, yürütücü işlevler vmPFC’nin düşük değer verdiği bu davranışı sürdürmeye devam edemez. Neden davranış değiştirmeye çalışırken başlarda motiveyken birkaç güne havlu atıyoruz? Cevabı burada. Kimliğimizle alakalı değil, dolayısıyla öznel değeri düşük, dolayısıyla yürütücü işlevlere kalıyoruz; o da sınırlı bir kaynak, beynin çok fazla çaba sarf etmesi gerekiyor ve sürdürülebilir olmuyor.Burada bazı şüphecilerden şu soru gelebilir: ben böyleyim deyip pes mi edelim? yeni davranışı zaten kimliğime katmak istediğim için uğraşıyorum.

Gelelim konunun en güzel kısmına. Kazanmak istediğimiz davranışın kimliğimizle ilişkisini kurarak beynimizin işini kolaylaştırabiliriz. Saat beşte uyanmayı kendine zaman ayıran biri olmak, sessizliği sakinliği seven biri olmak, güne başlamadan önce zihnini hazırlayan biri olmak gibi ilişkiler kurabilirdim. Böyle yapsaydım muhtemelen işim daha kolay olacaktı.

Sizi bu hafta kazanmak istediğiniz alışkanlıklarla kimliğiniz arasında ilişki kurmaya davet ediyorum. Bazı örnekler şunlar olabilir:

  • Akşamları telefona daha az bakmak istiyorum çünkü dikkatini seçebilen biri olmayı önemsiyorum.

  • Her gün kısa bir yürüyüş yapmaya çalışıyorum çünkü bedeniyle temas halinde kalan biri olmak istiyorum.

  • Her gün çok kısa da olsa yazmak istiyorum çünkü üreten biri olmak istiyorum.

  • Her gün kitap okumak istiyorum çünkü farklı düşünceleri harmanlayıp kendi düşüncelerimi üretmeyi önemsiyorum.

Emre Ergin tarafından, aşk ile yapılmıştır.